DİYARBAKIR KARPUZU (ZEBEŞ)

02.07.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

DİYARBAKIR KARPUZU (ZEBEŞ)

Dünya’da ve Dünya Tarihinde, Kadim kent denince akla  gelen birkaç isimden biri Diyarbakır’dır.
Diyarbakır kenti ile özdeşleştirilmiş iki şey var; Surlar ve Karpuz.
Sur denince Diyarbakır, Diyarbakır denince sur, Diyarbakır denince karpuz, karpuz denince Diyarbakır gelir akla.

KARPUZ İLE İLGİLİ ÖN BİLGİ
* Geni değiştirilerek veya güçlendirilerek büyütüldüğü iddia edilen 143 kiloluk karpuz, buz heykeltıraşı Todd Dawson isimli bir kişi tarafından 2018’de ABD’nin North Carolina eyaletinde yetiştirilmiş.
* Yine geni değiştirilerek veya güçlendirilerek üretildiği iddia edilen, Guinness Rekorlar Kitabı’nda yer alan Dünya’nın en ağır karpuzu rekoru 159 kilogram ile 2013’te ABD’nin Tennessee eyaletinde kaydedilmiş.
* Türkiye’de yetişen en ağır karpuzun Diyarbakır’da yetişen ve 2014 yılı itibari ile tescillenen 62 kilo 700 gramlık karpuz (tamamen organik) olduğu bilgisi yer alıyor.
1980 öncesinde de(çok eski tarihler olduğu için şimdilik Guinness Kaynaklarında bulamadım. Bulur bulmaz yazımı, buna uygun düzenleyeceğim.) 92,5 kiloluk karpuz ile Guinness Rekorlar Kitabı’ndaki yerini alıyor.
NOT:
Bu karpuzların tamamı aslında, Diyarbakır karpuzudur. Birazdan izahatını yapacağım.

DİYARBAKIR KARPUZU (ZEBEŞ)
Özel bir kanalın Ekonomi Editörü Cem Seymen, 21 Mayıs 2017 tarihli yazısında:
“Diyarbakır Karpuzunun tohumlarının Meksika’dan ithal edilir hale geldi, Meksikalı bir araştırmacı, Diyarbakır karpuzunun tohumunu genetik olarak verimli hale getirerek. Türkiye’ye satıp Türkiye’den yılda 25 milyon dolar gelir elde ediyor” diye yazmıştı.

NOT:
Meksikalı bir Gen Profesörü, 2001-2005 yılları arasında Diyarbakır’dan alıp götürdüğü tohumları Meksika’da çalıştığı üniversitesine götürüyor ve Diyarbakır Karpuzunun tohumlarını 12 yıllık bir sabır sonunda isteği kıvama getirip başta Türkiye ve ABD olmak üzere, tüm dünyaya pazarlıyor.

Şükür ki, 2016’da kendi bireysel çabaları ve takdire şayan inatları ile yerel tohum ile üretime başlayan üreticiler ortaya çıktı. Elini taşın altına koyup ve üretime başladılar.
Yaklaşık 14 bin yıllık geçmişi olan ve 33 medeniyete yaptığı ev sahipliği ile tarihin en önemli kentlerinden biri olan Diyarbakır’ın sembolü haline gelen karpuz fideleri 2017 Mart ayında Dicle Nehri kenarındaki arazilerde toprakla buluşmuştu.
Yöreye özgü yöntemlerle yetiştirilen karpuz, tadının ortaya çıkması ve gelişimini sağlaması için eski yöntemler kullanıldı. Yani güvercin gübresi kullanıldı.
Ekimi gerçekleştirilen karpuzların ağırlığı 52 kiloyu aştı. Her biri en az 40 kiloyu geçen binlerce karpuz üretilmişti.
Diyarbakır-Batman karayolu yakınlarında karpuz yetiştiriciliği yapan Adil Aydın isimli (Bu işin liderliğini yapan kişi bu üreticidir, diye biliyorum?) bir üretici, ürettiği karpuzların tamamına yakının 40 kiloyu geçtiğini ispatlamıştı. Bu olay, şehir için de ülke için de büyük bir üretim zaferiydi. Zira karpuz kalitesi, nerdeyse, onlarca yıl önceki kaliteye ulaşmıştı.
Allah emeklerini boşa çıkarmasın.

Karpuz üreticilerine gereken destek verilmezse, Diyarbakır karpuzumuz yok olmaya mahkûm olacaktır.
Tarım Bakanlığı ve ilgili kurumlarca, ciddi (büyük çapta, planlı-programlı) bir destek verilirse ve çiftçiler bu desteği ihmal etmez (aldığı paraları, karpuz dışında bir yerlere yatırım yapmaz) ise; belki abartıyorum sanıyorsunuzdur ama bu üretim (karpuz ve tohumları)sayesinde, bir-iki yıl sonra ülkeye yılda 500 milyon dolar girmeye başlayacağına hiç mi hiç şüphem yok!

Yetkililerin gereğini yapacağından hiç şüphem yok.
Tarım çağının yeniden başlayacağı bu zamanlarda, Allah ülkemize şiar versin ve kolaylıklar nasip eylesin.
Mahmut AKINCI

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz