26 Haziran 2020'da eklenmiş, kişi görüntülemiş
Akşam erken iner teras meyhaneye
Adres : -
Telefon : -
Faks : -
E-Posta : Sadece gold üyeler ekleyebilir.
Websitesi : Sadece gold üyeler ekleyebilir.

Akşam erken iner teras meyhaneye

1978 yılları Diyarbakır’da kenger artisli çıklet sattıgım günlerde Gazi köşküne bir tur midibüsü geldi. Yanlış hatırlamıyorsam İngiliz bir turist grubuydu. Küçük çocuklar ‘’Hoke, hoke” diye bagırıp peşlerinden giderken turist rehberi onları susturmakta güçlük çekiyordu. Ben çocuklara Kürtçe biraz çıkışınca sustular. Çogu Mardinkapı’da tanıdığım artisli çiklet alan mehle çocuklarıydı. Turist rehberi elindeki notlardan Köşkün  Akkoyunlar dönemi ve mimarisini ingilizce okuyup anlatırken. Araya girdim ’’Abe yanlış bilisen, burası Semanoğulları köşküdür, Cumhuriyet döneminde Gazi köşküydü ’’ dedim ve daha ayrıntılı tarihini anlatınca beni dinleyip, cümle cümle söylediklerimi İngilizceye çevirdi. Gurubun gezisi bitince, ben yaya dönecektim, Ulusoy turizm turist rehberi ”Gel senide çarşıda bırakırız” dedi. Yolda istersen gel Demir otelde akşam yemeği yiyelim dedi.

Akşam Demir otelin terasına inerken, turist gurubuna verilen yemekte hayatımda ilk defa açık büfe gördüm. Kargadan başka kuş, Ciğerden başka kebabı bilmezdim. Çaktırmadan ilk kez tanıştığım dana nuar rostodan bolca alıp, üzerine tereyağlı patates püresi koyup afiyetle yedim. O yıllarda saçlarım altın sarısı, gözlerim yeşil olduğundan herkes bana saripişo (sarıkedi anlamında) derdi. Eh birazda turistler benzerdim. Otelin müdürü misafirler tek tek hoş geldiniz derken. Bana sıra geldi. Müdür gülerek ‘’Welcome,’what is your name’’ (hoş geldin adın ne) diye bana sorunca. Bende okulda biraz İngilizce öğrenmiştim. ‘’Abe my name is Yasin’’ dedim. O başta söylenen ‘’abe’’ kelimesi benim çakma İngiliz olduğumu kanıtladı. Neyse ki turist rehberi durumu anlattı, beleş misafirlikten atılmadık. Demir Otelin sahibi aynı zamanda müdürü Süleyman Demir Diyarbakır Maarif kolejini bitirdikten sonra İngiltere de Turizm eğitimi okumuştu.  Entelektüel birikimi olan bir iş insanıydı. Sonra oteli işinsanı Behçet Cantürk’e satıp. Bodrumda Halikarnas oteli açtı. Dünyanın en büyük açık hava diskosu diye nam saldı.

Süleyman bey benim  Ziya Gökalp lisesinde öğrenci olduğumu öğrenenince, ara sıra yemeğe gel dedi. Samimiyetler ilerleyince orada önce garson sonra gece santral memuru olarak başladım. Gündüzleri liseye gittim. Süleyman Demir İngiltere’de okumanın verdiği avantajla sosyal iletişimi kuvvetliydi. Diyarbakır pirinçlik köyünde Nato üssündeki  komutanlar Demir oteldeki terasında haftada bir yemeğe gelir, yanlarında Newyork’da çalınan en son plakları orada çalarlardı. Cumartesi veya Pazar akşamları çoğunluk yabancı turist olurdu. Burada Süleyman bey’in Alman hanımının payı büyüktü birkaç dil biliyordu. Gelenlere kendini evinde gibi hissettiriyordu. Hanımının ismini unuttum, ama Süleyman bey restoranın üstündeki taraçada süit odada kalırlardı. Uzaktan akraba çıkmıştık. Sabah kahvaltısını vermek için bir tek Yasin gidecek diye talimat vermişti. Artık Alman hanımı ve Süleyman beyin’in  ailesinden biriydim.  Diyarbakır’da ilk defa her gece değişik bir menü ile bir gün İtalyan, bir gün Fransız mutfağı ile çok popüler bir yer olmuştu. Şimdi bu geleneği teras meyhane zengin mutfağı ve mezeleriyle devam ettiriyor. Ankara da fakülteyi kazanıp gittiğimde. Demir oteldeki günlerimi çok aradım. Artık soframızda  köri soslu biftek, Beşamel soslu lazanya yoktu., onu yerini kara şimşek (mercimek) ve Ketçap damlatılmış oba makarna almıştı.

Yasin Özavcı (2020) Fotograf : Teras meyhane

İlgili Terimler :

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

error: Bu yazıyı kopyalayamazsınız !!