Fatih Caddesi ve Diyarbakır Kuşbazları

07.12.2019

Kişi Okumuş

0 Yorum

Fatih Caddesi ve Diyarbakır Kuşbazları

Diyarbakır’ın Bağlar  Fatih Caddesi adeta bir kuş pazarı görevi görüyor. Başta güvercin olmak üzere süs tavukları, keklik ve çok sayıda kuş türünü bulabileceğiniz bir cadde. Ayrıca evcil hayvanları tüm ihtiyaçlarını temin edebileceğiniz bir yer.

Fatih Caddesi’ne giriş yapıp birkaç metre gittikten sonra, gelmek istediğimiz yere vardığımızı anlıyoruz, burnumuzda kokuyu hissedince. Cadde üzerinde ufacık dükkanlar, içlerinde kendileri için yapılmış bölmelerde 30’ar, 40’ar, 50’şer güvercinler. Birkaç dükkan geçtikten sonra kapısı açık olan bir dükkana adımımızı atacağız ama dükkanda güvercinlerden başka kimse yok. Bizi gören yaşlı bir amca caddenin öbür yanında bulunan çay ocağına doğru sesleniyor. Seslenir seslenmez orta yaşlarda bir adam geliyor yanımıza. Elimizi sıkıp dükkana giriyor. “Buyurun” diyor Kürtçeyle. Derdimizi öğrendikten sonra, “Size çay ısmarlayayım” diyerek geldiği çay ocağına yöneliyor arkasında bizlerle.

Dolaptan bir şişe soğuk su geliyor masamıza, bir de bardak. Hemen ardından çaylar… Elini attığı cebinden sigarasını çıkarıp bize de ikram ediyor Ejder Yıldırım. Çay ocağında bulunan 4-5 kişi de bizi izliyor. O 4-5 kişiden birini işaret ediyor, “O da kuşbazdır ha. Biz çocukluk arkadaşıyız” diyerek. Ardından onu da çağırıyor. Biz ısrar edince Vedat Özbilmez de katılıyor aramıza. Karşımızdaki iki kuşbazla, birinin eksik kalınca diğerinin tamamladığı muhabbetimize başlıyoruz.

‘MERAKLISI BEBEK GİBİ BAKAR’

40 yıldır kuşlarla iç içe olduklarını söylüyor bu iki çocukluk arkadaşı. Biri 7, diğeri 10 yaşında başlamış. Biri, “Benim abim de kuşbazdı” derken, diğeri “Babadan hatta dededen kalma. Evimizde sürekli kuş vardı” diyor. Meraklısının her zaman teras katında oturduğunu anlatan kuşbazlar, “Bir evlat, bir bebek nasılsa kuş da öyle bizim” için diyorlar: “Bir evlat nasıl büyütülürse, kuş da öyle büyütülür. Evlat nasıl eğitilirse kuş da öyle eğitilir.”

EĞİTİM SÜRECİ VE ‘KUŞ DÖKME’

Kuşbaz Ejder Yıldırım

İki kuşbaz anlatıyor: “Yumurtayı hayvan etmen 20-21 günde olur. Yavru 45 günden sonra yeme düşer (yem yemek için annesine ihtiyacı olmaz). Yemi kendi yer. 45 günden sonra damda onlara bir eğitim veriyorsun. 15-20 gün, 1 ay.  Sağa sola uçuyor hem etrafı hem yerini tanıyor. Tanıdıktan sonra sabah erkenden hepsini bir kez uçurduğun zaman iş oluyor. Biz buna fasıl deriz.”

Eğitim süreci böyle bitmiyor tabi kuşbazlar için. Asıl mesele havadaki diğer kuşları peşinden getirip sahibine teslim eden bir kuş haline getirmek. Bunu da yaptıklarını söylüyor kuşbazlar: “Kuşlarını uçurursun. Havadaki diğer kuşları kapıp sana getirir. Biz buna kuş dökme diyoruz.”

Verdikleri örnekte bir çoban misali kendileri: “Bir sürüyü düşünün, onların başındaki çobanı düşünün. Sürünün başında çoban olmazsa ne olur? Kurtlar kapar. Bu da aynı, değişen bir şey yok.”

Ağaç yaş iken eğilir misali, kuşu yavruyken eğitmenin daha kolay olduğunu anlatıyorlar: “Yavru kuşu da 1 senelik kuşu da eğitebilirsin ama 8-10 senelik yaşlı kuş eğitilemez. 10 senelik kuşu da eğitebilirsin ama hayvanın daha önce kaldığı yerden bıkması lazım. Mesela kaldığı yerde aç, susuz kalmış. İnsan gibi işte. İnsan aç susuz kaldığı yerde durmak istemez. Hayvanlar da öyle. Bu tür 10 senelik kuşlar eğitilebilir.” İyi eğitilen bir kuşun sahibi dışında kimsenin yanında olmayacağını bir örnekle açıklıyor biri: “Babamın anlattığına göre geçmişte bir taklacı Mardin’e verilmiş. Normalde postacı dışında bir kuşun Mardin’den buraya gelmesi zordur. Zamanında adam bu kuşu nara alıştırıyor. Devamlı yemden sonra nar veriyor. Kuş geçmişte nerede o narı yemişse kalkıyor Mardin’den Diyarbakır’daki eve geri geliyor.”

ARABA KARŞILIĞI YARIŞMALAR DÜZENLENİYOR

Kuşların fiyatları özelliklerine göre değişiyor. İşe yaramaz denilen güvercinler 5-10 liradan satılırken, nesli tükenen ya da taklacı ve postacılar binlerce liraya alıcı bulunuyor.

İlgili Terimler :

YORUMLAR

error: Bu yazıyı kopyalayamazsınız !!