Gazi köşkünü nasıl bilirdiniz.

23.06.2020

Kişi Okumuş

4 Yorum

Gazi köşkünü nasıl bilirdiniz.

Diyarbekir Gazi köşkü hakkında duydugum ilk cümle hala kulaklarımda çınlar. Rehmetli Anam 1968 de Alipaşada konagı arkasındaki Hanbeli küçesine (sokak) çıkıp bagırırdı. ”Hade komşilar çıhınızi alın Gazi köşküne çıhariya (piknik) gidiyig. Gelmeyenin kaynanasi ölsün.” Akşamdan çigden hazırlanan sumakli dolma tencereleri, sarı gaz ocakları, evdeki bez parçalarından dokumacıya yapılmış rengarenk kilimler sırtlanır, sabahın ilk ışıklarıyla günün ilk çayı kırklardağı’nın altında nazlı nazlı akan Dicle çayına bakılarak içilirdi. Çocuklar ekşi mayhoş Dut silkeleyipyerken, gençler yakan top oynardı. Kadınlar dakikada 120 kavun çekirdeğini çitlerken mehledeki günlük dedikoduları yaparlardı. ”Kele görisen leylonun kızıni, bemurad ne güzel olmiş, istisen sizin eve gelin gelsin, dört erkek kardaşı var o evi kaldırıp koyi, vallah rehet edersen” diye başlayan cümlelerle çöpçatanlık yaparlardı. Ne zaman sosyal medya çıktı artık büyükleri kimse takmaz oldu, herkes kendisine bir eş buldu ve mutsuz oldu!.

Gazi Köşkü”nün asıl adı ”Semanoğlu Köşkü”dür. Mardin kapısının dışında Dicle Köprüsü’nün batı yamacın dadır. 15. yüzyıldan kalma yapı, Akkoyunlu Devleti eseri olarak bilinir. I. Dünya Savaşı sırasında Atatürk’ün Diyarbakır’da Kolordu Komutanı iken karargâh olarak kullandığı köşk, 1937 yılında Diyarbakır Belediyesi tarafından Atatürk’ün eşyalarıyla restore edilip, ”Gazi Köşkü”adını almıştır. Semanoğlu ailesinden son kuşağından olan akrabam Mimar Can Ersal istanbulda oturmasına rağmen kalbi hala Diyarbekir’dedir.

Hangi Diyarbekirli yaşlımıza anlatırsan birden gözleri dolar, mahsunlaşır ağzından buruk bir cümle düşer ”Uzun olaydi o günler”der. Eski tadı kalmasa da bir pazar gününü o kadim Diyarbekir eserine ayırın. Bir süre hiç konuşmadan ona bakın, mazinin canlandığını, yirmi sene erkek gibi giyinip oranın bekçiliğini yapmış rehmetli ”Erkek Fato”nun yalnızca kendisinin girebildiği özel bahçesinden derlediği peygamberi kırmızı gülleri uzattığını göreceksiniz.

Yasin Özavcı(2020)

Tablo  : Gazi köşkü Suluboya çalışması. TBMM müzesinin arşivinden alınmıştır.

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Can Ersal
23 Haziran 2020 - 20:14

Çok duygulandim , Babam ve Amcamlarin doğuduğu ve yaşadiği ev cok hikayelerini anılarini dinledik , ne zaman burasi ile ilgili bir yazı veya resim görsek hasretimiz duygularimiz dolup taşar , yüreğinize ve elinize sağlık

Oruç Ejder
25 Haziran 2020 - 23:26

Twitter’da herbiri birbirinden samimi nostaljik paylaşımlarınızı bu köşeye taşıyarak taçlandırmışsınız. Bundan sonraki yazılarınızı sabırsızlıkla bekleyecek ve keyifle okuyacağım. Kaleminize – yüreğinize sağlık.

Zübeyde tekiner
26 Haziran 2020 - 08:30

Doğduğum şehir küçelerinde büyüdüm mardinkapı çocuğuyum Herhafta sonu gidilirdi eyonun bahçesinden marol alınır yürüyerek giderdik Herşey ne kadar doğal samimi dürüst üstünlük taslamadan birbirine yapılan komşuluk Dili dini ırkı bilmezdik kimsenin Sorgulamazdı büyüklerimiz Aynı küçede oynardık Aynı kastallarda su içerdik Çörekler aynı fırına giderdi 😢🙏İyiki varsın sarıpişo bu güzellikleri hatırlattığın için💐💐💐

Zafer demircan
29 Haziran 2020 - 21:34

Ikiz dut ağacı küçük havuz büyük havuz haramsunun orada ötürü sık kökenden aşağı zazaların bahçesi gazı köşkü

error: Bu yazıyı kopyalayamazsınız !!