Gıslaved giyen çocuk fakir ama gururluydu.

23.06.2020

Kişi Okumuş

8 Yorum

Gıslaved giyen çocuk fakir ama gururluydu.

Diyarbakır’da çocukluğumuzun Nike’leri Adidas’ları Nev Balans’ları. Gıslaved densede bazıları kürtçe ”sole tırek” veya ”tervzan” derler. yazın sıcakta ayaklar pişikten kıpkırmızı, kışın ayaklar soguktan mor olurdu..1970 lerde benim lastigim siyah gıslaved, kızların lastikleri rengarenkti. Birde kalplerimizde temiz duygular çeltik kilisesi meydanında oynardık. Balıkçılarbaşında ”Çarşiya Şewuti” de kunduracı esnafın en çok sattığı çeşit iken, şimdilerde nostaljik ürün diye öne çıksada pek satılmıyor. Peki bu isim nereden geliyor, hiç merak ettinizmi. Cızlavet veya Cislavet diye bilinen kara lastikler.aslında 1893’te İsveç’in Gislaved şehrinde iki yetim kardeş Wilhelm ve Carl Gislow tarafından kurulan Gislaved Lastik Fabrikası A.Ş. yapmış. Kimin aklına gelirdi? Uçsuz bucaksız ormanlarla kaplı, yollarında her an karşınıza ren geyiği çıkma olasılığı bulunan İsveç’in güneyinde Göteburg’a 1 saat uzaklıktaki 10 bin nüfuslu merkez ilçesinde üretilen gislavedler 1940 yıllarında Anadolu’da çoğunlukla köylülerin yemeniden sonraki baş tacı olacak.. Özellikle 1970 lerde çocuk olanların Kunduracılarda gördüğü zaman dakikalarca donup kalanlar mutlaka vardır. Kimisinin gözleri dolar, içi burkulur. Kimiside etrafındaki gençlerin markalı spor ayakkabılara bakarak. ”Sizler yokluk görmediğinizden hayatı hiçbir zaman anlamayacaksınız” derlerdi. Gislaved bir dönemin üzerine tez yazılacak bir yokluk simgesi, sosyolojik bir olgusudur, Basit bir kara lastik degildir. Hayatı sorguluyan gerçekleri insanın yüzüne fütursuzca söyleyen bir bilgedir. 1980 senesinde Çarşiya Şewuti” esnaflarından Rıza gıslaved yanına ”Mekap” marka spor ayakkabıyı yanına dizince kara lastiğin bütün forsu bozuldu. Teknolojiye ve Diyarbekir deyimiyle bu yeni yetme bu fabrikasyon ”Qebrag Mekap”a karşı yapabileceği bir şey yoktu. Sessizce Diyarbakır Mardinkapi mezarlığında şeyh mexeme adlı köşesinde inzivaya çekildi. İnsan olsaydi topragın bol olsun derdik. Neyse lastiğin bol olsun, huzur içinde uyu.

Yasin Özavcı(2020)

fotoğraf :Hikmet Güler

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

ŞİRİN AKÇAY
23 Haziran 2020 - 14:58

Güzel yazı
Bilgilendirici
Teşekkürler

Metehan Nazif
23 Haziran 2020 - 15:23

Twitterde takipçinizim. Bilgisayarla pek ilgisi olmayan Diyarbakır Bagıvar köyünden olan babam her akşam aç bakalım sarıpişo twitte ne yazmıs diye sorar, memleket hasretini giderir. elinize sağlık, almanyadan selamlar.

Özlem
23 Haziran 2020 - 19:01

Yasanılan her turlu yaziyı okumayı seviyorum.Özellikle geçmise dair yanlis yazarsam kusura bakmayın gozlugumu bulamadim

Nurettin
23 Haziran 2020 - 22:52

Kalemine sağlık Yasin (saripişo)abe.bizi götürdün katırpara çeltik kilisesine çarşiya şewitiye.Ne diyeyim abe Allah sana sağlıklı uzun ömürler kalemine de akıcılık versin.🙏

Sabri Tekidi
23 Haziran 2020 - 23:19

Yasin emmi hayırlı olsun başarılar dilerim…
Seni twitter üzerinden tanıdım ve kurduğum NE HALDASAN DİYAR I BEKIR’IM grubunda da senden aldığım yazı ve resimleri paylaştım. Böyle güzel bir ise giriştiğim için çok teşekkür ederiz en azından gurbetteki hemşehrilerimize geçmişten geleceğe güzel anılar hediye ediyorsunuz. Allah razı olsun senden

Hasan ATAŞ
24 Haziran 2020 - 12:57

Çok güzel yazmışsınız. Biz yetişmedik ama bazen balığa giderken Babamın evde duran “tervzan”ını giyer öyle giderim.

Veysi
24 Haziran 2020 - 22:37

Kalemine sağlık , sağlicakla kal

Aziz EKREN
25 Haziran 2020 - 10:30

Merhaba.
Siz “Cizlavit” üzerine köşe yazmışsınız ben ise şiir yıllar önce. Ah, ikimiz de aynı noktadan bakmışız Yasin Abi. Her ne kadar sizinle tanışmamış olsak da, selam eder hasret ile kucaklarım. Tebrikler.