İllerin gelişmişlik düzeyleri göz önünde bulundurularak, 26 bölge tanımlanmış, ilk pilot uygulama olarak da İzmir ve Çukurova kalkınma ajansları kurulmuştur. Ajansların temel kuruluş amaçları, ekonomik ve sosyal kalkınmayı nasıl gerçekleştirebiliriz sorusuna cevap aramaktır. Bunu yaparken, bölgelerin ekonomik potansiyelini harekete geçirmek öncelikli misyonumuzdur. Ayrıca, genel kaynakları da harekete geçirmek en önemli amaçlarımızın başında geliyor. Biz bunu ancak, kamu kuruluşlarının, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının desteğini alarak başarabiliriz.
Pilot ajanslar ikinci proje çağrılarına çıktılar, bizim gibi ikinci nesil ajanslar ise ilk proje çağrılarına çıktılar. Bütün ajansların 2010 yılı sonuna kadar en az bir teklif çağrısına çıkmaları öngörülmüştür.
Karacadağ Kalkınma Ajansı ne zaman kuruldu, bünyesinde kaç tane uzman çalışıyor? Ajans hakkında genel bilgi alabilir miyiz?
Kasım 2008 tarihinde ajansımızın kurulmasına dair bakanlar kurulu kararı çıktı. Ajansın fiili olarak çalışmalara başlaması için, genel sekreterin atanması gerekiyordu. Genel sekreter olarak 20 Ağustos 2009 tarihinde görevime başladım. Bu süreçten itibaren hızlı bir şekilde çalışma programımızı ve bütçemizi hazırladık, personel alımımızı gerçekleştirdik ve 5 Aralık 2009 tarihinde faaliyete başladık. Başlangıçta 24 uzman istihdam ettik, 6 tane de destek personel istihdamımız oldu. 2010 yılı temmuz ayında 4 tane daha uzman arkadaşımız aramıza katıldı. Şu an farklı branşlarda 28 uzman ve 5 destek personelimiz istihdam edilmektedir. Bunun yanı sıra Şanlıurfa yatırım destek ofisimiz de 7 Mart 2010 tarihinde faaliyete geçmiştir.
Hibe çağrısına ne zaman çıktınız? Mali destek tedbirleri ve ölçütleri neye göre belirleniyor?
Ajansları sadece para dağıtan kuruluşlar olarak düşünmek yanlış olur. Mali destek programları, işin sadece bir enstrümanı. Genelde ajansların teklif çağrılarına çıkabilmesi için bir takım araştırma, planlama çalışmaları yapması gerekiyor. Bu doğrultuda ajansların görevlerini 4 başlık altında toplayabiliriz. Birincisi planlama, ikincisi programlama ve uygulama, üçüncüsü izleme ve değerlendirme ve son olarak da yatırım, tanıtım ve promosyon çalışmalarını bu başlıkta sıralayabiliriz. Şu an 2011-2013 bölge planlaması çalışmalarını sürdürüyoruz. 2010 yılında verdiğimiz desteklerin temelini, 2010 yılı için hazırladığımız, bölgesel planı oluşturuyor. Ajans uzmanlarımız, farklı sektörleri inceleyerek, daha önce bölgeyle ilgili yapılmış akademik çalışmaları da gözden geçirerek sektör raporlarını hazırladılar. Daha sonra bu raporları yapmış olduğumuz çalıştaylarla bölgedeki kurum ve kuruluşlarla paylaştık. SWOT analizlerimizi yaptık. Bölge için 7 tane hedef belirledik, bu hedeflerin içerisinde iki temel amaç belirledik. Birincisi, bölgemizin en önemli sorunu işsizlik ve işsizliğin yarattığı yoksulluk başta olmak üzere diğer sosyal sorunlar. Bu nedenle birinci amacımız bölgedeki üretimi ve istihdamı arttırmak. İkincisi ise; bölgede ciddi bir turizm altyapısı ihtiyacı var. Gerek Diyarbakır gerekse de Şanlıurfa onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış iller. Farklı olan ise bu medeniyetlerin izlerinin hala ayakta olması ve birer cazibe merkezi konumunda olmaları. Dolayısıyla bölge, inanç ve kültür turizmi açısından ciddi bir potansiyele sahip. Fakat bu şimdiye kadar arzu edilen şekilde değerlendirilememiş. Bundan dolayı turizm sektörü desteklenmesi gereken bir sektör olarak önümüzde duruyor. Bu amaçla biz iki mali destek programı oluşturduk ve 17 Nisan 2010 tarihinde teklif çağrılarına çıktık. Teklif çağrılarının birincisi, ekonomik mali destek programıydı. Bunun için 3 sektör belirledik. Birincisi bahsettiğimiz üzere turizm sektörü, ikincisi ise sanayi sektörü, bölgede sanayi yoğun değil, bunun arttırılması gerekiyor. Ülke olarak Ortadoğu’ya açılmamız gerekiyor. Suriye ve Irak ile kurulan iyi ilişkiler sayesinde bölgede çeşitli iş fırsatları doğdu. Bu fırsatları değerlendirebilmek için Diyarbakır ve Şanlıurfa’da sanayinin gelişmesi gerekiyor. Biz bu nedenle sanayi sektörüne de destek verdik. Üçüncü sektör olarak da bölgede tarım ve hayvancılık da ciddi bir potansiyel. Sahip olduğumuz arazi yapısı tarım için çok elverişli. Bu bakımdan tarımsal üretimin işlenmesi ve katma değerin arttırılması gerekiyor. Bu nedenle de tarıma dayalı sanayi de 3. Sektör olarak belirlendi.
Hibe çalışmalarında beklenen ölçüde proje alabildiniz mi, tepkiler nasıldı?
Diyarbakır’ın maalesef imaj problemi var ve yatırımcı da malum güven ortamını sever. Bu problem yatırımcı önünde önemli bir engel. Bu nedenle insanların kafasında oluşan olumsuz bölge imajını yıkmamız gerekiyor. Bu algıyı kırabilirsek doğal olarak yatırımcı da bölgeye yatırım için gelmeye başlayacaktır. Teklif çağrısı bizim için ilk uygulamaydı, bizim yöntemimiz AB’nin fon kullandırma yönteminin bir benzeri. Bölgede bugüne kadar sınırlı sayıda proje hazırlanmış, bizim kaygımız da yeteri kadar proje gelmeme ihtimaliydi. Başvuru süremiz çok kısıtlıydı. Buna rağmen beklentimizin üzerinde proje geldi. Sayı 470, bu çok ciddi bir rakam, bu nedenle de bölgede bir sahiplenme olduğunu düşünüyoruz. Bu bizi mutlaka motive ediyor, ama kalkınma konusunda bütün kurumlara önemli görevler düşüyor. Ajans bu sürece katkı sunmak için kurulan bir yapı. Bu nedenle biz bütün illerimizde bilgilendirme toplantıları yaptık, eğitimler verdik. Bunların etkisini de düşünürsek ciddi anlamda proje başvurusundan bahsedebiliriz.
Proje değerlendirme süreçleri nelerdir ve en son kaç tane proje tarafınızdan onaylandı?
Değerlendirme süreci gerçekten çok önemli. Mevcut bir sistemimiz var. Ve bu sistem içerisinde 4 aşama mevcut. Birinci aşama teklif çağrısı sona erdikten sonra başlıyor. İlk süreçte ajans uzmanlarımızla biz, ön izleme ve idari uygunluk kontrolü yaptık, bu sadece belge kontrolüdür. 4 temel belge mevcut; başvuru formu, mantıksal çerçeve, bütçe, kilit personelin özgeçmişi. Bunlardan herhangi birisi eksikse, zaten proje doğrudan eleniyor. Daha sonra teknik ve mali değerlendirme süreci başlıyor. Bu süreci de ikiye ayırmak lazım. Bağımsız değerlendirme aşaması ve değerlendirme komitesi aşaması. Bağımsız değerlendirme aşamasında projeler ajans uzmanı olmayan, alanında en az 5 yıl tecrübesi bulunan, üniversite mezunu, daha önce proje değerlendirme tecrübesi olan kişiler tarafından değerlendiriliyor. Bu süreçten sonra iki tane değerlendirme komitesi kuruldu. Komiteler alanında uzman olan, Yard. Doç ve profesörlerden oluşuyor. Projeler puanlama sisteminden geçirildi. Sonrasında bütçe revizyonları yapıldı. Sonuç olarak toplam 82 projeye destek verildi. 35 proje de yedek olarak belirlendi. Yönetim kurulunun onayından geçtikten sonra sonuçlar açıklandı. Sonrasında kazanan projelerle ilgili ön bilgilendirme toplantıları yapıldı. Bu süreçten sonra projenin her aşaması ajans tarafından takip edilecek ve öngörülen avansların verilip verilmeyeceği saptanacak.
Avans oranları nelerdir?
Öngörülen avans miktarı %40. Risk derecesine göre % 20’ye indirme ya da % 40’a çıkartma yetkimiz var. Bu noktada projenin uygulanıp, uygulanamayacağı devreye giriyor.
Genel olarak gelen projelerde hangi sektörler ağırlıktaydı?
Turizmde, ağırlık restorasyon projelerinde, bunun dışında turizmin farklı kollarıyla ilgili; fuar turizmi, kış turizmi, su sporlarıyla ilgi projeler de vardı. Kobi projelerinde ise ağırlıklı olarak mermer sektöründe. Oto yedek parça sektörü, sulama sistemleri, gıda paketleme, meyve suyu işleme gibi sektörler de gelen projeler arasında.
Turizm ile ilgili kabul gören projelerden sonra Diyarbakır’da kaç yer restore edilmiş olacak, somut olarak ne gibi sonuçlar çıkacak?
Turizm altyapısında toplam 20 proje kabul edildi. Bunun 10’u Diyarbakır 10’u Şanlıurfa olmak üzere iki ilimize paylaştırıldı. Şanlıurfa’da Süleyman Nazif’in babasına ait olan tarihi bir konak restore edilip turizme kazandırılacak, Ergani’de tarihi hükümet konağı aynı şekilde restore edilip turizme kazandırılacak. Bunun dışında Büyük Şehir Belediyesi koordinatörlüğünde ve ticaret ve sanayi odası ortaklığında gerçekleştirilecek olan Fiskaya Şelalesi Projesi var. Bu projenin en önemli tarafı da Dicle Vadisi projesinin belki de başlangıç ayağı olacak. Ayrıca İç kale’deki Adliye binası da restore edilecek. Surların üstündeki kabartmalar Türkçe’ye çevrilecek ve uygun yerlere bilgilendirici tabelalar yerleştirilecek. Eğil Kaymakamlığı’nın hazırlamış olduğu proje ile, Eğil’in tanıtımında ciddi mesafe kaydedilecek. Ticaret ve Sanayi Odası’nın hazırlamış olduğu proje de, fuar turizmi açısından çok önemli. Bu alanda ilimizde son dönemler ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu projelerle ilimizde turizmi tek akstan değil de farklı akslardan geliştirme şansımız olacak. Önümüzdeki birkaç yıl içinde de yönetim kurulumuz turizm desteklerine devam edecektir.
Aynı değerlendirmeyi mali destek programları için de yapabilir miyiz? Onaylanan projeler sektöre nasıl bir ivme kazandıracak?
Mermer sektöründe Diyarbakır, Türkiye’nin en önemli ili. Ciddi bir ihracat potansiyelimiz var. Ama mermer daha çok blok olarak değerlendiriliyor. Mermerin işlenmesini de burada yaparak, katma değerini arttırıp, ihracata kazandırmaya çalışıyoruz. Daha doğrusu buna katkı sunmaya çalışıyoruz. Çünkü mermercilikte işleme artarsa iş gücü talebi de artacaktır. Bu da beraberinde istihdam oranlarına yansıyacak. Bunun dışında bakliyat üretiminde de ciddi bir potansiyel var. Tarımsal üretim gün geçtikçe artmakta. Tarım Bakanlığı’nın bu konuda ciddi destekleri var. Ama bu sektörün de daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Bir çok tarımsal ürün paketlenmeden dış pazara satılıyor. Ama bunlar ambalajlanıp, marka değeri oluşturulabilirse piyasada daha farklı etki yaratacaktır. Bunun yanı sıra mobilya sektörü ile ilgili de gelen önemli projeler var. Bu anlamda Irak bizim için önemli bir Pazar. Bizim sonuç olarak kobi projelerinden beklentilerimiz istihdamın artması. Öngörümüz 600-650 kişilik bir istihdam artışı.
Bir sonraki hibe programında nasıl bir yol izlenecek?
Öncelikli amacımız tabi ki projelerin sürdürülebilirliğini sağlamak. Yapılan projelerde alacağımız feedbacklerle bir sonraki proje dönemi için kendimize dersler çıkartacağız. Bundan sonra her yıl çalışmalarımız düzenli bir şekilde devam edecek. 2011-1013 yıllarını kapsayan bölge planlaması çalışmalarımızı Mayıs ayında başlattık. Önümüzdeki dönemde bölge planlamasıyla ilgili çalıştaylarımız olacak. Ekim ayı sonunda da yeni dönem proje teklif çağrısına çıkıp başvuruları almayı hedefliyoruz.
Kaynak :www.dtso.org.tr (Merwan YALÇINDAĞ)















