‘İşletmeler bölgesel destek bekliyor’

10.12.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, pandemide ikinci dalga sürecinde yapılacak desteklerin, bölgenin özgünlükleri göze alınarak yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi

Pandemi sürecinde ikinci dalganın başlamasıyla birlikte alınan kısıtlama tedbirlerinin arttırılması beraberinde süreçten etkilenen esnafın ve iş insanlarının desteklenme ihtiyacını da açığa çıkardı. Kısıtlamalardan dolayı iş yapma kapasitesi daralan esnaflar ve iş insanları devletten yeni destekler bekliyor. Yeni kısıtlama tedbirlerinden dolayı devletten yeni destekler beklediklerini ve daha önce verilen desteklerden farklı olarak bölgenin özgünlüklerinin dikkate alınarak genel destek paketlerinden ziyade bölgesel destek paketleri üzerinde çalışma yapılması gerektiğini kaydeden Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Tigris Haber’e değerlendirmelerde bulundu.

‘Yüze 70’i mevcut desteklerden faydalanamıyor’

Pandemi sürecinin kontrol altına alınması için tedbirlerin alınmasının zorunluluğunun farkında olduklarını ifade eden Kaya, şöyle konuştu: “Sağlık bu konuda sağlık dünya’da pandeminin seyri önemlidir. Bazı önlemler alınmazsa bütün sağlık sisteminin altından kalkamaz hale geleceğinin de farkındayız. Ama sonuçta alınan önlemlerin yarattığı işsizlik, yarattığı finansa erişim,  borçların ödenmesine baktığımız zaman piyasa esnafımız, işverenimiz, sanayicimiz büyük sorunlar yaşıyor. Bunun 3 4 tane nedeni var. Bizim yaptığımız çalışmalar bir kere mevcut desteklerden yararlanma oranı çok çok düşük. Yani yüzde 30’larda. Yüze 70’i mevcut desteklerden faydalanamıyor. Neden ilk çıkan desteklerden. Bunun birçok nedeni var. Birincisi, desteklerin belli bir kuralları var. Nedir kuralları? İşte kısa çalışma ödeneğinin kendine özgü 450 gün ve 60 gün gibi bağlayıcı hükümleri var. Bölgede iş bulmak ve sürekli iş bulmak sıkıntılı olduğu için ondan yararlanmayan önemli bir husus var. Bu mevcut kısa çalışma ödeneği dışında çıkan ve diğer vergi ertelemeleri, KGF kredileri vb. onlara ulaşanlar da bugün ikinci dalgada tam da ödeme dönemine geldiler. Yani 6 ay ödemesiz alınan krediler şuan ekim ayı itibariyle ödenmek zorunda. Şimdi ikinci bir kredide yeni kapatmalar üstüne yeni borçlar, hem geçmişte ertelenen borçların ödenmesi başladı hem de yeni kapatmalarla birlikte ister istemez düşen işle birlikte ödeyemediği gibi kendini yaşatması da olanaksız hale geldi. Biz sürekli insanlardan, iş camiasından bu tür sorunları alıyoruz. Yani, kısa çalışma ödeneğinden faydalanamıyor, banka kredi faiz oranları yüzde 20’yi geçti. Geçmekle kalmadı şuan hangi bankaya giderseniz gidin kredi vermiyor. Bir şekilde işletmelerin günlük borçlarını ödeyeceği ulaşma şansı da hemen hemen bitti diyebiliriz. Gerçekten bölge de krediye ulaşmak önemli bir sorun haline geldi bu süreçte.”

Diyarbakır ve bölge illeri destekten en az yararlandı

Pandemide ikinci dalgaya karşı tedbirlerin yanında desteklerin de sağlanması gerektiğine işaret eden Kaya, genel desteklerin bölgenin özgünlüklerine göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Şimdi ne yapılabilir? Dünya bunu nasıl çözmeye çalışıyorsa Türkiye’de bu yöntemi kullanmalı. Bunlar bürokrasi öne sürerek, bürokratik engeller yaratarak destekler yerine, nasıl ki vergi ve SGK’dan tahsil ederken bire bir üyeye ulaşabiliyorsa aynı şekilde üyelere birebir destek verecek yöntemi geliştirmeli.  Yani, kim bu ülkede vergisini veriyorsa, SSK primini yatırıyorsa, o insanlara devlet bir nakit desteği vermeli. Tam da bunun karşılığını vermek bugüne kadar iş camiasının verdiği çalışarak ürettiği değerin karşılığında bu sürece, özellikle çalıştığı insanların istihdamını devam ettirmek için dönemsel bir nakit desteğine ihtiyaç var. Bunu hem üretim yapmak için hem de çalıştırdığı insanların ücretini vermek için en önemlisi yeni bir nakit desteği yaratması gerekir. İkinci bir önemli konu gerek bizde Oda olarak yapılan anketler, gerekse de Batı’da yapılan anketlere baktığımızda ifade ettiği mart ayında nisan mayısa kadar ilk atakta üretilen destek ve teşvikten yararlanan en düşük bizim bölge olmuş, Diyarbakır ve çevresi. Şimdi bu şunu getiriyor artık biz pandemiyle mücadele ederken merkezden gelen kararlarla firmaların hepsine aynı şekilde ulaşma olanağınız yok. Yani bir İstanbul’daki, Ankara’daki firmayla bir Diyarbakır’daki Batman’daki firmanın desteklerden yararlanma gücü ve yapısı aynı değil. Onun için o zaman yerelde bölgesel bazı desteklerin geliştirmek gerekir. Yani bizim Diyarbakır’a baktığımız zaman evet bir küçük esnaf, orta yollu işletmelerimiz var. Bir de batıya iş gücü ihraç ediyoruz. Yani Antalya, İstanbul, Ankara gibi kentlere iş gücü ihracat şimdi o insanlar o illere gidip çalışamazlar. O işletmelerde kapandığı için özel sektörde şimdi o insanlar şuan burada oturuyor. Yani işsizlik oranımızın ortalamasına nerdeyse 2 katıyken, bu işsizler oranı daha fazla. Şimdi siz kalkın Antalya ile Diyarbakır’a ya da İstanbul’a Diyarbakır’a aynı şekilde bir destek yöntemi yaratamazsınız. Farklı ve kentin özelliklerine göre destek verilmesi lazım.”

Süreçten yüzde 92 işletme etkilendi ama destekten yüzde 27’lik kesim yararlandı

Bölgedeki firmaların önceki desteklerden yararlanma oranının çok düşük olduğuna dikkat çeken Kaya, ikinci dalga destek paketlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: “Tabii değiştirilerek artırılmalı, şimdi geçmişte ötelenen vergisidir SGK’sıdır vb. Şimdi geçmişte çıkan af diye tabir ettiğimiz ama sonuçta bir ödeme sistemi olan yeni bir vergi toplama durumu var. Şimdi siz burada bunu bir şekilde uzun vadeli ödemesiz, yeni yapılandırmayı bu şekilde yapmak zorundasınız. Artık bugün kimsenin peşin para götürüp geçmiş SGK ve vergi borçların yatırma olanağı yok.  Bugün bunu yapamazken, geçmişte gelen vergi borçlarını yatırma şansı yok. Bu düzenlemeleri yaparken, tam hesapları yapmak gerekiyor. Bizde yaptığımız ankette koronadan etkilenen, organize sanayi bölgelerinden bahsediyorum. Organize sanayi bölgesindeki işletmelerimizden yüzde 92’si etkilenmiş. Ama destek yüzde 27 bandında. Yani etkilenmeyle desteği karşılaştırdığımız zaman kendi bütçesinden yiyen, gittikçe küçülen ki, yapılan tahminlerle de 2021’inde bu koronayla mücadelenin yılı olacağı ve 2021’in üçüncü çeyreğine kadar da bu şekilde bir ekonomik küçülmenin devam edeceği yönünde beklentiler var. Ve bu ister istemez firmaların 2021 büyük sıkıntılar içinde geçeceğini gösteriyor. Onun için bazı firmaların kendi alacakları önlemle birlikte, kamunun firmalara gerçekten bu süreci atlatacak desteklerin biraz daha doğru ve firmanın kullanabileceği şekilde sunması gerekiyor. Gerek vergisel destek gerekirse nakit desteği kısa çalışma ödeneğinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması, süresi, işsizlik sigortasının kesilmesidir veya sağlık sigortasının devam etmesidir. Bunların hepsinin yeniden düzenlenerek uygulanması lazım. Yoksa yüksek olan işsizlik rakamımız, firma batışlarıyla birlikte daha da artmaya başlayacak. Yani firmalar işçi çıkaramıyor ama sonuçta firma kendini yaşatamazsa firmayı kapatmak zorunda kalacaklar. Bu defa zorunlu işsizlik gibi mevcut işsizliğimizin üzerinde o tür işsizler ilave edilecek. Firmalarımızda bugünlerde gerçekten çok şikâyet duyuyoruz.”

Destekler, bölgesel özgünlüklere uygun olarak dönüştürülmeli

Hafta sonu kısıtlamalarının esnafın ve işletmelerin aylık kazançlarını ciddi oranda etkilediğine vurgu yapan Kaya, şunları ifade etti: “Tabii ki krediye ulaşamadıkları için en çok saldırdıkları konulardan biri de hafta sonu kapatılmanın da kendilerinde yarattığı birçok sorun var. Bölgemizde küçük ölçekli işletmelerin sayısı fazla. Birçoğu hafta sonu yaptıkları iş hafta içi cirolarına yakın iş yapıyorlar. Şimdi o günü kapattığınız zaman o haftasını kapatıyorsunuz. Diyelim bir ay boyunca kapattığımız sayı 10 olsa bile normalde o firma için 30 gün kapatılmış oluyor. O firmaya 30 gün için hiçbir destek verilmiyor. O firmanın ayakta kalmasını sağlayacak hiçbir şey verilmiyor ve o firma mevcut borçlarını ödemek zorunda, ürünlerini bir şekilde satmak zorunda ve bir şekilde hayatını devam ettirmek zorunda. Onun için yeni ikinci dalgayla birlikte yeni bir ikinci destek dalgasının da yaratılması gerekiyor. Yani ilk destekten yararlanmanın sonuçlarını aldı, birçok anket yapıldı. Burada görülen, buna ulaşamayanların nedenlerinin ortaya çıkarılıp, nedenlerine göre yeni bir destek yönteminin geliştirilmesi gerekiyor. Yani bu, yeni bir pazar yaratmak desteğinden tutun da o kişinin gerçekten kapanmasını engelleyecek bir destek türlerini yeniden oluşturmak lazım. Biz burada ısrarla şunu söyledik; bunu genelleme desteğinden çıkarıp, biraz daha bölgesel desteklere dönüştürmekte fayda var. Çünkü gerçekten etkilenme oranları birbirinden farklı.”

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz