TAKI ve AKSESUARLAR

13.01.2021

Kişi Okumuş

0 Yorum

TAKI ve AKSESUARLAR

Süslenme

Süsleme (Süslemekten süsle-me) süsleri yerleştirme tarzı veya sanatı, ustaca bir süsleme. Bir binayı, eşyayı, takıyı, insanı kullanış amacı yanında göze daha güzel göstermek için çeşitli türlerde yapılan estetik çalışmaların genel adı, kısaca güzelleştirmektir. Süsleme ve süslenme arzusu insanların var oluşu ile başlar. İnsanlar, süslemek ve süslenmek isteği ile her dönemde yenilikler yapmış, giyimlerini, takılarını, yüzlerini, kullandıkları eşyaları süslemek için çaba göstermişler ve  süslemeyi sanat haline getirmişlerdir. Birçok sanat ve sanatkarlar bu arzu ve isteğin sonunda meydana gelmiştir.

Süsleme ve süslenmenin tarihi çok eski zamanlara dayanır. M. Ö. 2500 yıllarında Sümer kadın elbiselerinin işlemeli olduğu görülmüştür. Hitit uygarlığında (M.Ö.2000) kadın elbiseleri ve üstüne giyilen tun ika’lara gümüş ve altın simle bezemelerin yapıldığı anlatan belgeler bulunmaktadır. Maraş yakınlarında yapılan kazılarda bulunan Hitit kabartmalarında görülen anne ve çocuk kompozisyonundaki çocuğun elbisesi, başlığı,  annenın başörtüsünün süslemeleri görülmüştür.

Orta Asya’da yaşayan göçebe halklardan biri olan Uygurlar dan (8, 9.yy.) günümüze kadar geçen pek çok “etnoğrafık” eserlerinde zengin süsleme işlemeleri pamuklu kumaşlar üzerinde yapıldığı o dönemden kalmış kumaşlardan anlaşılmaktadır. Bütün bu veriler süsleme ve süslenme arzusu ile süsleme tarihinin eski olduğunu göstermektedir. Süsleme 15-16 yüzyıllarda en parlak dönemini yaşamıştır. Selçuklularında süslemeye çok önem verdikleri eserlerde açıkça görülmektedir. Türk işleme sanatının bir Dalı olan süsleme sanatının örnekleri Osmanlı Devri’nin 15-16 yüzyıllara ait örnekleridir.

Osmanlı döneminde imparatorluk sanatı biçimine dönüşen Türk işleme sanatı geniş boyutlara ulaşarak saraydan en fakir kesime kadar toplumun tümüne yayılmıştır.

16-17.yüzyıl işlemelerinde gümüş ve altın sim kullanılmıştır ve 18. yüzyılda ise sim ipek iplikle karıştırılarak adına “klapton” denilerek kullanılmıştır. Süslemelerde motifler 15. yüzyıl sonlarına kadar geometrik’tir. Arada hayvan motiflerine rastlanır. İslamiyet’in kabulünden sonra süslemelerde hayvan motiflerinden vazgeçilir.16.yüzyılın başında ise motifler tabiattaki meyve ve çiçeklere dönüşülmüştür.

Eldeki bilgi ve belgelerin incelemesinde giyim süslemelerinde altın, gümüş ve sırmanın kullanıldığı görülmektedir.

 

  1. Yüzyılda bütün sanat dalarlında olduğu gibi el sanatları süslemelerinde de Avrupa sanatına özenme görülmektedir. Motifler hayal gücünün yarattığı kompozisyonlardır. Bu yüzyıldaki süslemeler daha canlıdır.
  2. Yüzyılda teknik malzeme ve işçilik önceki yüzyıla göre daha zevksiz ve kalitesizdir. Motiflere her türlü şekil girmiştir. İpek, ipek pamuğuna, sim bakıra ve adi tele dönüşmüştür. Halk sanatı işlemelerinde inci ve mercan kullanılmaya başlamıştır.

Bu dönemlerde pul, boncuk ve tırtıl’ın moda olduğu görülür. Zarif ve ince işlemelerin, süslemelerin yerini, kaba ve çabuk dolabilen gösterişli süslemeler almıştır.

  1. yüzyıl süslemelerinde kullanılan birçok madde eski dönemde kullanılan maddelerin yerini almıştır. Önceki yüzyılların süslemelerinde görülen incelik ve emek bu yüzyılın süslemelerinde görülmemektedir. El işlemeciliği ile yapılan  süslemeler,  işlemeler  bütün dünyada ve  ülkemizde 21. Yüzyılın teknolojisinin gelişimine paralel olarak yerini makine işlemeciliğine ve süslemesine bırakıp el işlemeciliğinin gerilmesine neden olmuştur.

 

Takı ve Aksesuarlar

İnsanoğlunun var olduğundan beri gıyınmeye ihtiyaç duyduğu gibi  takı  ve aksesuara da ihtiyaç duymuştur. Bu ihtiyaç duyulan takılar aksesuarlar bulunulan dönemlerin özelliklerine göre yapılarak kullanılmıştır. Bulunulan dönemde yapılan takılar, aksesuarlar savunma, dini inanış, günlük yaşamdaki ihtiyaca göre kullanılırken insanlar tarafından süslenme duygusuyla da kullanılmıştır.

  1. yüzyıldan itibaren Ekonomi, sosyal, kültür ve sanat gelişip değiştikçe insanların ihtiyaçları ve talepleri de değişir. Bu değişim ve değişime paralel olarak gelişen değişen istekler neticesinde gereksinim duyulan takı ve aksesuarların yapımları, çeşitleri, kullanılan maddeler, işlenilen motifler de değişerek günümüze kadar gelmiştir.

Tarihi gelişim evreleri içerisinde yoğunluklu olarak demir, taş, gümüş ve altından takı ve aksesuarlar ustalarca talebe göre yapılmış ve insanlarda bunları ihtiyaç duydukları alanlarda kullanmışlardır. İnsanoğlu var olduğundan beri gittiği her yere el sanatlarını ve bu sanatlara ilişkin kültürlerini de götürmüşlerdir.

Birey kendisine yararlı olacak takı ve aksesuarları hazırlarken bu ürününün zevk, renk, desen özelliklerinin uyumlu olmasına, kendi öz yeteneği ile beraber içinde yaşadığı toplumun yöresel karakterini yansıtması ile bütünlük arz etmesine dikkat etmişlerdir.

İnsan yaşamının başladığı günden günümüze kadar günlük  ve  sosyal yaşamda duyulan ihtiyaca, saldırı ve savunma, dini inanış ve süslenme gereği, gelenek ve göreneklere göre kullanılan takı ve aksesuarlar olmuştur. Bu takı ve aksesuarlar insanların yaşamlarının, kültürlerinin, sanatlarının ayrılmaz parçaları olduğundan kullanım amaçları, kullanım yerleri, kullanım biçimi ve zamanlarında da farklılıklar süregelmiştir.

Çeşitli medeniyetlerin beşikliğini yapan Anadolu’da 15.yüzyıldan itibaren El sanatlarının gelişerek zenginleşmesi, çeşitlenmesi günümüze kadar usta-çırak ilişkisi sayesinde ölümsüzleşerek gelmiştir. Anadolu’nun zengin el sanatları ürünlerinden olan takı ve aksesuarlar halen bile hem günlük yaşamda hem de bilinen yörelerinin halk oyunları topluluklarınca da süslenme amacıyla kullanılmaktadır.

KADIN TAKI ve AKSESUARLARI

Gümüş Alınlık

Genç kızların ve kadınların başa takarak kullandıkları takı çeşididir. Anadolu’nun bazı yörelerinde Şırrık veya Cıngıl da denilen bu takı gümüş madeninden yapılır. Bu takıda güneş, yaprak, zikzak, çiçek motifleri işlenilir.

Takının orta göbek kısmına kırmızı veya mavi taş monte edilerek etrafına çeşitli motifler işlenir. Takı telkari ve kabartma işlemeciliği sanatı kullanılarak yapılır. Anadolu’nun birçok yöresinde halk tarafından süslenme amacıyla kullanılan gümüş alınlık halen bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarında da süslenme amacıyla başta bulunan kofınin sağına ve soluna kancalı uçları tutturularak kullanılır.

Gazi

Osmanlı döneminde üretilen Osmanlı Gazileri ile yapılan bir süs takısıdır. Genç kızlar ve kadınlar baş kısmına takılarak kullanılır. Bir bez veya kumaş parçası üçgen şekilde kesilir, üçken kısımlarının dik  durması için arkasına karton konulur dikilir. Bu işlemden sonra eski paralar (küçük boyutlu Osmanlı gazi altınları) üçken kısımlara düzenli bir şekilde yukarıdan aşağıya doğru işlenerek tutturulur.

Hazırlanan bu takı kaşın üstüne gelecek şekilde yerleştirilip başın arka kısmına düğümlenir. Üçken kısımları yanakları kapatarak zengin bir görünüm sağlarken önü  ise altındır. Alındaki paralar ise kaş hizasında zengin bir görüntüyü tamamlar. Bilinen bazı yörelerde de bunların yerine Gazinin büyüğü olan mahmudiye altınları sağ ve sol sakaklarına takılarak kullanılır. Süslenme amacıyla kullanılmış bu takı halende bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca da süslenme amacıyla kullanılmaktadır.

Hızma

Geçmişten günümüze kadar Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kızlar ve kadınlarca kullanılan eski bir süs takısıdır. Kadınların burunlarının sağ veya sol kanatlarını deldirtip takarak kullandıkları bir burun takısıdır. Gümüşten yapılır. Ancak günümüzde Modaya dönüştürüldüğünden altından da yapılmaktadır. Şekil olarak gümüş veya altın telin ortasına mavi boncuk, gümüş veya yuvarlak küçük top altın şekli yapılır ve burunda istenilen tarafa takılır. Görüntüye renk katar. Sürekli takılabilen bir süs takısıdır. Her yaştan bayanlarca kullanılır. Son zamanlarda modaya dönüştüğünde yoğunca kullanılıyor. Hızmanın yapraklısı da kullanılabilir. Anadolu’nun bilinen yörelerinin halkoyunları topluluklarınca da süs takısı olarak kullanılır.

Küpe

Küpe her yaştan bayanların kullandıkları gümüş ve altından yapılan süs takısıdır. Kulak memesinde açılan delikten geçirilen bir halka ya da kancaya bağlı olarak aşağı sarkar. Görünümün güzel olması duygusuyla kullanılır. Takılması ve birbirinin eşi bir çift küpe olması yönündedir. Gümüş, altın, kemikten yapılmaktadır. Yöremizdeki küpeler ise şekilsel olarak Arap alfabesinden esinlenmiş olan VAV (V) harfi, KAKİ (yonca yaprağı) denilen şekillerdedir. Bu motifler küpenin çerçevesine yerleştirilir. Ayrıca küpenin orta kısmına ise Akik, Mercan, Baha gibi değerli taşlar yerleştirilir. Süslenme ve güzel görünme duygusuyla küpe kullanılırken bazı yörelerde erkek çocukları uzun süre olmayan ailelerin sonradan erkek çocukları olduğunda 7 yaşına kadar nazardan korunması ve uzun süre yaşaması inanışıyla da erkek çocuğun tek kulağına küpe takılıp kullanılmıştır. Yine bayanlar boy abdesti (Gusül) alırken dini inanışa göre kulaklarına küpe takarlar. Anadolu’da yaygınca kullanılan küpe, bilinen yörelerin halk oyunları topluluklarında da süslenme amacıyla kullanılan süs takısıdır.

Gümüş Tepelik

Tepelik veya tepelikli fes, gümüş tepelik genç kızların ve kadınların başa giydikleri kofı veya fesin üst zemininin orta kısmının gümüş paralarla iç içe dairesel biçimde yapıldığı yine ayrıca gümüşten yapılan ve değişik motiflerle işlenilen  bir başlık süs takısıdır. Bu başlık özel anlarda takılan bir takıdır.

Gümüş işlemeciliğinin ürünü olan bu takı gümüş paralada süslenilir. Çiçek motifleri ağırlıklı olarak kullanılır. Yörelerde ise ayrıca düz fesin  üzerine ipek saçaklar dikilip fesin tam üst orta kısmında simden  değişik  motiflerle işlenilerek yapılan türüde vardır. Gümüş tepelik Anadolu’nun birçok yöresinde süslenme amacıyla kullanılagelmiştir. Bugünde halen bilinen yörelerin kırsallarında takılmakta olan bu takı bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca da süslenme amacıyla yoğunca kullanılmaktadır.

Gümüş Gerdanlık

Bayanlarca boyuna takılarak kullanılan süs takısı olan Gümüş Gerdanlık çeşitli yörelerde Gümüş kolye ve Gerdana ziv olarak adlandırılır. Geçmişten günümüze kadar gerdanlıklar ayrıca taş boncuk ve altın dan yapılarak kullanılagelmiştir. Anadolu’da yaygın olarak gümüş ve altından yapılan ve kullanılan kolye çeşitleri şunlardır;

Delikli kolye ( Yapraklı)

Habli kolye ( Toplu)

Kişnişli kolye

Çubuklu kolye

Kozalı kolye

Fişekli kolye

Zincirli kolye

Telkari kolye

Savatlı kolye

Kabartma kolye

Badem yapraklı kolye

 

Gerdanlık Örnekleri

Beşibirlik

Genç kızlar ve kadınlarca boyna takılıp kullanılır. Beş altın lira değerinde Osmanlı parasıdır. 1844 deki tashih-i sikke (para düzeltmesi) adı verilen para reformuyla gümüş-nikel ve altından oluşan onluk sistemine göre yeni paralar çıkarıldı. Ana birim 7,2 gr ağırlığında ve 22 ayar altın Osmanlı lirası oldu. 36 gr ve 22 ayar beşibirlik ise bu birimin 5 katı değerde ve en büyük altın para sayılır. Ama yüksek değeri ve bozdurma güçlüğü nedeniyle piyasa parası olmaktan çok ziynet altını niteliğini kazandı

Sultan V.Mehmet (Reşat) adına ve il. meşrutiyetin anısına çıkarılan açık ( geniş çaplı) ve üstünde Osmanlı devleti arması bulunan az sayıdaki beşibirlik ise anı ve koleksiyon parası olarak ilgi gördü. Gümüşün beşibirliği ise gümüş para (Mecidiye) olarak kullanılmıştır. Günümüzde yaygın olmamakla birlikte Anadolulun bilinen bazı yörelerinde halk oyunları topluluklarınca gerçeği veya benzeri süs olarak takılıp kullanılmaktadır.

Gümüş Kemer

Bayanlarca bele takılarak kullanılan süs takısıdır. Gümüş kemer savatlı ve telkari diye iki ayrı işlemecilik sanatı ile yapılır. Savatlı, boraks ile birlikte toz kaynağının ateşte kaynatılması suretiyle savat oluşmaktadır. Ayrıca bez üzerinde savat ve kabartma işlemeciliği ile kemer yapılır.

Telkari; telkari ile yapılmış kemer parçalarında değişik motifler bulunmaktadır motiflerden bazıları gül, menekşe, yaprak, yonca yaprağı ve laledir. Bu kemer tek veya çift katlı yapılmaktadır. Ana parçalar halkalarla birbirine kaynatılarak kemer şekline getirilir. Buna telkari işlemeli kemer denir. Ayrıca çeşitli yörelerde gümüş tokalı kemerlerde bulunmaktadır. Gümüş tokada kabartma ve telkari işlemeciliği uygulanır. Gümüş paralı kemer; bir uzun bez parçası üzerine gümüş paraların (kuruş) dikilerek yapılır.

Boncuk Kemer

Değerli taşların küçültülerek elde edilen çeşitli renklerden oluşan boncuklardan yapılan kemer çeşididir. Boncuklar çeşitli ebatlarda sade ve renkli olurlar. Kemer yapımında boncuklardan çeşitli motifler yapılır. Tokaları sade veya gümüşten yapılır. Anadolu’nun çeşitli yörelerinde halende günlük yaşamda süsleme amacıyla kullanılmaktadır. İğne ve tel kullanılarak yapılmaktadır.

Altın Kemer

Altın madeninden yapılan ve bele takılarak kullanılan bayan süs  takısıdır. Ekonomik değeri yüksektir. Özel gümlerde, anlarda takılır. Yaygınca kullanılmaz. Anadolu’nun bilinen yörelerinin halk oyunları topluluklarınca süs takısı olarak gerçeği veya benzeri kullanılmaktadır.

Yine Anadolu’nun çeşitli yörelerinde hasır ve deri kemerler, palaska – ponponlu kemer türlerde kullanılmaktadır.

Halhal

Kadınların, genç kızların ve küçük kız ve erkek çocukların ayak bileklerine taktıkları halka özellikli bir süs takısıdır. Halhalın üstüne hareket ettikçe ses çıkarması için metal çıngırak, güzel görünmesi içinde değişik renkli penes, boncuk ve pullar takılır. Halhal daha çok gümüş ve pirinçten yapılır. Günümüzde ise azda olsa Altın’dan yapılan hal haJ’lar da vardır.

Gümüşten yapılan Halhal’ larda kabartma ve telkari işlemeciliği uygulamaları vardır. Bu Halhal, astar üzerine düz burma tellerle işlenerek yapılır. Yörelerde çocuklarda süs olarak kullanmanın dışında; halhal’ın çıkarmış  olduğu ses kaybolan çocuğun olduğu yerin belirlenmesinde, karasal bir iklime sahip olan yöremizde fazlaca bulunan zararlı hayvanların halhal’ın çıkarmış olduğu ses sayesinde çocuğa yaklaşıp zarar vermesini engellemek amacıyla da kullanılagelmiştir. Halhal kullanımı bugün Anadolu’nun birçok yöresinde yaygınca süslenme ve moda anlayışıyla kullanılmaktadır.

Gümüş Taç

Gümüşten yapılan zengin işlemeli ve desenli taç şeklinde başa takılan süs takısıdır. Yaşam da sürekli takılıp kullanılmaz. Özel gün ve anlarda takılır. Osmanlı döneminde saray sultanlarında taktığı bir süs takısıdır. Halen Anadolu’nun bilinen yörelerinde ve bu yörelerin halkoyunları topluluklarınca da süs takısı olarak kullanılmaktadır.

Gümüş Paralar

Gümüşten yapılmış paraların bir bez parçası veya şerit üzerine dikilerek başta bulunan Kofı veya çitin alt kenarının dibine gelecek ve görünecek şekilde takılarak kullanılan süs takısıdır. Ekonomik olması ve İslami inanışa göre mekruh olmadığı için daha çok kullanılmıştır. Gümüş paralar, bazı yörelerde tek ve çift sıralı olarak kullanılır. Anadolu’nun değişik yörelerinde gümüş paralardan oluşan bu takıya seyran mecidiye-kuruş-ikilik ve pereziv de denilmektedir.

Ayrıca gümüş alınlık ve tepeliklerde de gümüş paralar kullanılmaktadır. Yine bir dönem Anadolu’da para olarak ta kullanılmıştır. Halen de Anadolu’nun bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca bayanlarca alında süs takısı olarak ta kullanıldığını görmek mümkündür.

Dizili altın

Sarı Osmanlı lirası altınlarının bir şeritten geçirilerek veya bir bez parçası üzerine dikilerek alnın ön kısmına gelecek şekilde tutturularak kullanılan bir süs takısıdır. Süslenme amacıyla kullanılır. Anadolu’nun çeşitli yörelerinde bu süs takısı; Sarı lira, altın para, Osmanlı gazileri, boncuk lira alınlık, fes alınlık, dizili 41 altın, iki sıralı, üç sıralı altın adları ile adlandırılmaktadır.

Yörelerde isim değişiklikleri olmasına rağmen kullanı}ll amacı, kullanım yeri, kullanılan ürün aynıdır. Halen Anadolu’nun bilinen yörelerinde özel günlerde süslenme amacıyla kullanılan bu süs takısı bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca da gerçeği veya benzeri süs takısı olarak yoğunca kullanıldığı görülmektedir.

Eyyun

Yarım ay şeklinde kesilmiş gümüş ve madeni paralardan yapılır. Alnın ortasına gelecek şekilde külahla dikilir. İslamiyet’in kabulünden sonra yaygınca kullanılmıştır. Nazardan, kem gözlerden ve felaketlerden korunması inanışıyla kullanılmıştır. Mutlaka yarım ay şeklinde olmalıdır. Yaprak ve boncuklarla süslenir. Anadolu’nun kırsal kesimlerinde halen de kullanılmaktadır. Bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca da süs takısı olarak kullanılmaktadır.

Nazarlık

Nazardan korkudan ve hastalıklardan korunmak için kullanılır. Yazılan ayetler muskaların içine dikilir, bunların üzerinde nazar boncukları dikilir. Nazar boncukları göz şeklinde olduğundan göze gelmeme inanışıyla kullanılır. Anadolu’nun bilinen yörelerinde halkoyunları topluluklarınca da nazarlık ve nazar altını omuza takılarak kullanılabilir.

Zülüf

Alnın ön ve yan tarafında çok az görülen saça renkli boncuklara İpeklikleri penezlerin takılıp süslenmesiyle oluşur. Bilinen yörelerin halköyunları topluluklarınca bu süsleme yapılarak kullanılmaktadır.

Saç Bağı

Arkadan uzun görülen saça gümüş den yapılan saç bağı denilen takı takılır. Bu saç bağı zincir, pul, penes, renkli boncuklar, vs. süslenir.

Bilezik

Bazı yörelerde Bazın adı da denilen bilezik kadınların kollarına ya da bileklerine taktıkları halka biçimindeki süs takısıdır. Kullanıldığı bölgeye göre tarihin her döneminde taktığı bilezik farklı işçilik ve çeşitli birim özelliklerini göstermiştir. Günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktadır Bilezik; Sümerlerde Mısır’lılarda ve Hitit’lerde hem kola hem ayak bileğine takılırdı. Bu toplumlarda bileziği erkeklerde kullamrdı. Eski Yunan’larda yalnız kadınların bilezik taktıkları sanılıyordu.

Romalılar savaşta yararlılık gösterenleri özel bir bilezik ile ödüllendirirlerdi. Galyalıların taktıkları bileziklerin üstüne bazı özdeyişler de yazılırdı. Eski çağlarda yapılan bileziklerde süs niteliğinden başka tılsım amacıyla yapılmış örgülere de rastlanmaktadır. Bilezik, tarih boyunca bakır, tunç, demir, gümüş, altın gibi madenlerden ya da deri, hayvan dişi, taş cam, seramik ye ağaç gibi malzemelerden yapılmıştır. En eski bilezik türleri tek parça, çubuk ya da boru halindeki madenin daire biçimde bükülmesiyle elde edilmiştir. Bir kaç kez döndürülen dairesel biçimdeki sarmal bileziklerin uçları çoğu kez bir hayvan başı biçiminde son bulur.

Daha geç dönem örneklerinde ise ayrı ayrı işlenmiş levhaların halkalarla birbirine tutturulmasıyla çok parçalı diziler elde edildiği görülmüştür. Çok parçalı bileziklerin kola takılışı bir ya da birkaç menteşe ile bir kilit sistemini gerektirir. Zamanla gelişen metalürji teknikleri birden fazla malzemenin birlikte değerlendirilmesini sağlamış, metal üstüne değerli taş kalma bilezikler, zincir, örgü, savat (niello) tekniğiyle işlenmiş örnekler ortaya çıkmıştır.

Hasır Bilezik

Özellikle Diyarbakır yöresine has el işçiliği altın madeninden yapılan bir süs takısıdır. Hasır Bilezik; ince, orta, kalın olmak üzere üç boyda isteğe göre yapılmaktadır. Takı çeşitleri  arasında en sağlam olma özelliğine sahiptir. Süslenme amacıyla takılır. Kuyumcu ustaları tarafından atölyelerde üretilmektedir. Günümüzde kullanılan diğer bilezik çeşitleri fabrikalarda üretildiği için işçilik ve el emeği, göz nuru fazlaca yoktur. Anadolu’da kız istemede, nişan ve düğünlerde gelin ve damada tören öncesi ve sonrası katılımcılar tarafından çeşitli bileziklerin hediye amaçlı olarak takılması geleneği geçmişten bugüne kadar toplumda sürmektedir.

Gümüş Bilezik

Bazı bölgelerde “Bezme ziv” olarak ta adlandırılan gümüş bilezik, gümüşten ve savatlı işlemeciliği ile yapılanı da vardır. Geçmişten bugüne kadar Anadolu halkı tarafınca yoğunca kullanıla gelen bir takı çeşididir.

Kabartma bileziklerde, geverseler, girde (burkulmuş yuvarlak tel ) düz tel vardır. Üçgen, baklava dilimi ve yarım yuvarlak motifleri işlenilir. Gümüş bilezikler takı olarak kullanılır, Altın bilezik gibi paraya çevrilme özelliği yoktur.

Anadolu halkı yaşamında gümüş bilezikleri süslenme amacıyla takı olarak kullanmışlardır. Bilinen yörelerin halk oyunları topluluklarınca da yoğunlukla gümüş bilezik kullanılırken bilinen bazı yörelerin topluluklarınca azda olsa altın bilezik çeşitleri veya benzerlerde kullanılmaktadır. Gümüş bilezikler süslenme altın bilezikler ekonomik olarak paraya çevrilebilir düşüncesiyle de kullanılır.

Değerli taşlardan yapılan ve Anadolu halkınca kullanılan taş kolyelerde, çeşitli boncuklar, inci, mercan gibi taşlar kullanılmıştır. Anadolu’nun kırsal kesimlerinde sade taşlardan elde edilen çeşitli renkteki boncuklardan kolyeler yapılıp kullanılagelmiştir. Bazı yörelerde kan taşı türü kolyede kullanılmaktadır.

Anadolu halkı kendi ekonomik durumuna göre uygun olan kolyeleri takarak süslenmelerini gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca çeşitli yörelerde hastalılardan ve nazardan korunmak inanışıyla da taşlı kolyeler kullanılmıştır. Anadolu’ da yaşamda ağırlıklı olarak gümüş gerdanlık kullanılmıştır.· Hem günlük yaşamda hem de özel anlamda süslenmek amacıyla kullanılan bu takı halende Anadolu’nun bilinen yörelerinin halk oyunları topluluklarınca da süslenme amacıyla kullanılmaktadır.

Muska

Bazı yörelerde “Nıvışt” adıyla da bilinen muska; gümüşten, bezden, deriden, yapılarak kullanılır. Üçgen şeklinde hazırlanan muskanın içine dini ayetler konularak dikilir veya kapatılarak çengelli iğne ile omuza takılarak kullanılır. Kullanım amacı; İslam dini gereği, kaza ve beladan, kötülük ve nazardan korunmak ve korku duygusunu yenmek düşüncesiyle olmuştur.

Anadolu’ da islamın kabulünden bu güne kadar kullanılagelen muska halende yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Anadolu’nun bilinen yörelerin halkoyunları topluluklarınca, halk tarafından yoğunca kullanılan muska topluluklarca da aksesuar olarak kullanılmaktadır.

 

TAKI ve AKSESUARLAR

 

KAYNAKLAR

TANTEKİN, MUHSİN, (2006), H.E.M. Türk Halk Oyunları Kursu Öğretim Programları, Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık Ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, Ankara.

BERKER, N, İşlemeler, (1981), Topkapı Sarayı Müzesi, Yapı Kredi Bankası Kültür Ve Sanat Hizmetleri, İstanbul.

MARAL, MURAT, (1995), Lisans Bitirme Tezi, “Diyarbakır Yöre Oyunları İncelemsi”,  İstanbul.

ALINCA, AHMET, (2005), Türk Halk Oyunlarında Kullanılan Terim ve Tabirlerin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Sakarya.

BEKAR, CÜNEYT, (2001), Türk Halk Oyunları, İstanbul.

Müze Şehir Diyarbakır, (1996), Yapı Kredi Bankası Kültür ve Sanat Hizmetleri, İstanbul.

ERDEN, Z-B, ŞENOL, A, TEZSEVER, S-KARTAL, G, (1999), Türk Halk Oyunları Giysileri, M.E. B. OBSID Başkanlığı – Milli Eğitim Basımevi, Ankara.

TANSU, SABİHA, (1982), Herkes İçin Sanat, Altın Kitaplar Yayın Evi, İstanbul.

H.E.M. Türk Halk Oyunları Kursu Öğretim Programları, (1998), Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık Ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, Ankara.

HACIBEKİROGLU, EROL, Halk Oyunları Giysi Rehberi, (1993), Başbakanlık Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Damla Matbaacılık, Ankara.

BOZKUŞ, TANER, HACIBEKİROGLU, EROL, YILMAZ, M – GÜNALP, E, Geleneksel Türk Giysileri, (2000), Ankara Büyükşehir Belediyesi Eğitim Kültür Daire Başkanlığı-Belya A.Ş.

Meydan Larousse Ansiklopedisi, Cilt 5, Sayfa 186.

Ana Britanica Ansiklopedisi, Cilt 3, Sayfa 247.

Expres Gazetesi, (2005), 3 Ekim Günü Yayını, Diyarbakır

 

 

SÖZLÜ KAYNAKLAR

Muhsin TANTEKİN, 1957 Doğumlu, Araştırmacı ve Derlemeci, Diyarbakır.

Behçet DİLDİRİM, 1970 Doğumlu, Müdür, Siirt.

Betül GÖNÜL, 1982 Doğumlu, Öğretmen, İzmit.

Tahir Özcan ERSÖZ, 1980 Doğumlu, Dans Eğitmeni, Bursa.

Abdülcelil ŞENGÜL, 1948 Doğumlu, Kuyumcu, Diyarbakır.

Muhsin KILIÇ, 1976 Doğumlu, Öğretim Görevlsi, Kırıkkale.

Tuncay KARDAŞ, 1977 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Sakarya.

Sedat MEKİK, 1975 Doğumlu, Halk Oyunları Eğitmeni, Şanlıurfa.

Ferhat KARAÖNCEL, 1981 Doğumlu, Halk Oyunları Eğitmeni, Sivas.

Şıvan CAN, Gümüşçü, 1975 Doğumlu, Takı Ustası, Diyarbakır.

Öner KARAÇİÇEK, 1977 Doğumlu, Serbest Meslek, Muğla.

Öner KOÇ, 1978 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Isparta.

Metin TOPAL, 1977 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Antalya.

Hatice ERTEN, 1955 Doğumlu, Bayan Terzisi, Diyarbakır.

Murat MARAL, 1970 Doğumlu, Halk Oyunları Eğitmeni, Diyarbakır

Osman KARTAL, 1960 Doğumlu, Müzisyen, Adıyaman.

Erkan ÇİÇEK, 1978 Doğumlu, Halk Oyunları Eğitmeni, Bitlis.

Said ÇELİK, 1980 Doğumlu, Memur, Şanlıurfa.

Osman EKŞİ, 1983 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Bursa.

Şirin DİNÇAR, 1981 Doğumlu, Müdür, Antalya.

Selami AKIŞ, 1979 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Elazığ.

Murat KÖROĞLU, 1980 Doğumlu, Öğretmen, Trabzon.

Mahmut BULUT, 1971 Doğunlu, Kuyumcu, Diyarbakır.

Ali Doğukan İNCELİ, 1979 Doğumlu, Müzisyen, İstanbul.

Feti Ahmet ŞİMŞEK, 1978 Doğumlu, Öğretmen, Elazığ.

Özgür AKAN, 1977 Doğumlu, Müzik Öğretmeni, Tekirdağ.

Hikmet ÇALIŞKAN 1977 Doğumlu, Müzik Öğretmeni, Antalya.

Yücel HATİPOĞLU, 1977 Doğumlu, İş Adamı, Ankara.

Kemal ÇELİK, 1975 Doğumlu, Öğretmen, Adana.

Tarık TUNA, 1975 Doğumlu, Memur, Aydın.

Melih TAŞER, 1979 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Aydın.

Necip ÇETİN, 1982 Doğumlu, Öğretim Görevlisi, Van.

Evrim ÇETİN, 1984 Doğumlu, Öğretmen, Aydın.

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz