Uygarlıklara can verdi, insanlığın elinde can çekişiyor

20.12.2018

Kişi Okumuş

0 Yorum

Uygarlıklara can verdi, insanlığın elinde can çekişiyor

İnsanlığın ilk çıkış yeri olarak bilinen ve medeniyetlerin kuruluşlarına şahitlik ederek mitoloji ile kutsal kitaplara konu olan Dicle Nehri, bugünkü hali içler acısı.Bazen kuruma noktasına gelen bazen de taşıp önüne aldığı her şeyi götürenDicle’deki keskin değişimler yerel halk tarafından “Dicle’nin isyanı” olarak ifade edilirken, uzmanlar, bir bölümü ‘nehir’ statüsüne alınmadığı için tahribatların her geçen gün arttığını belirtiyor

 

DİYARBAKIR – Yeryüzünün oluşumu 4 milyar yıl olduğu bilim insanlarınca araştırılırken, Dicle Nehri’nin de 3 milyar yıla uzandığı rivayet ediliyor.İnsanlığın ilk çıkış yerlerinden biri olarak görülen Dicle, medeniyetlerin kuruluşlarına şahitlik etmiş. Birçok uygarlığa can vermiş olan Dicle, ana kaynağını iki koldan alıyor. Bu kollardan biri Maden Çayı, diğeri ise Bırkleyn Çayı. Bu iki kaynak Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde birleşerek Dicle Nehri’ni oluşturuyor. Aşağılara gidildikçe Batman, Garzan, Anbar çayı, Büyük ve Küçük Zapgibi zengin çaylardan beslenen nehir, Suriye ile Türkiye arasında 40 km’lik bir sınır çiziyor. Basra’nın 64 km yukarısında Fırat Nehri ile birleşerer “Şattülarap” ismini alıyor ve Basra Körfezi’ne dökülüyor. Bir diğer adı da“Tigris” olan nehrin adı mitolojik bir hikâyeden geliyor.

Mitolojide Dicle
Yunan mitolojisine göre, Nympha kaplana dönüşmüş olan Dionysos’tan kaçarken birırmağın yanına gelir. Bu ırmağı geçebilmek için Dionysos’un kollarına sığınmakzorunda kalır ve ondan gebe kalır. Doğan çocuğa Medler’in atası sayılan Medosadı verilir. Dionysos ve Nypmha’nın birlikte geçtiği bu ırmağa da Tigris(Kaplan) adı verilir. Doğu mitolojisinde ise Dicle Nehri güzergâhının DanyalPeygamber tarafından çizildiği söylenir. Rivayete göre, Allah, DanyalPeygamber’e der ki: “Elindeki asa ile suyun çıktığı mağaranın ağzından başlayarak bir çizgi çiz, su arkandan gelecek. Ancak yetimlerin, dul kadınların, fakirlerin ve vakıfların malına mülküne dikkat et, bunlara zarar verme!” Dicle Nehri’nin kıvrımlı olmasının sebebi bu hikâyeye yorulur.

Dini hikayelere konu oldu
Dicle Nehri, Kürtlerdeki bir inanışa göre Aras, Zap, Fırat ile birlikte cennetin dört nehrinden biridir. Allah’a giden yol olarak bilinir. Günümüzde yöre halkı,bayram arifelerinde ve özel günlerde On Gözlü Köprü üzerine çıkar, dilek ve isteklerini bir kâğıda yazarak Dicle Nehri’nin sularına bırakır. Bu dileklerin Allah’a ulaşacağına ve Allah tarafından kabul göreceğine inanılır.

Dicle’nin kötü kaderi
Dicle Nehri üzerinde kurulan Kralkızı, Batman, Dicle barajlarının yanında, HES ve kum ocakları nedeniyle yaz aylarında su seviyesi çok aşağılara düşüyor. Sürekli kirli akan Dicle, her geçen gün tahrip oluyor. Suyun azaldığı dönemlerde balık ölümleri yaşanırken, kum ocakları ve Dicle’ye atılan çöpler ile nehir adeta nefessiz kalıyor. Son olarak baraj kapağının kırılması ile bir anda debisi yükselen nehir, eski görünümünü kazanırken, etrafında bulunan herşeyi de kendisiyle birlikte götürdü. Yerel halkın deyimi ile “Bu Dicle’nin isyanıydı” aslında.

“Yok oluş süreci başladı”
Dicle Nehri üzerinde önemli çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Erhan Ünlü, yaklaşık 30 yıldır Dicle’deki değişimleri gözlemlediğini ve birçok olaya tanık olduğunu söyleyen belirterek, asistanlığının ilk yıllarında Dicle Nehri kıyısında araştırma yaptığı sıralarda birçok balık çeşidiyle karşılaştıklarını,şimdilerde ise balık türlerinin oldukça azaldığına dikkat çekiyor. Nehir kıyısının çamur ve mil deryasına dönüştüğünü ve kumluk alanların yok olduğunu vurgulayan Ünlü, alandaki canlı türlerinde yok oluş sürecinin başladığına söyledi.

“Nehrin bir bölümü statüsüz”
Çok gündeme gelmese de çıkan bir yönetmelik ile Dicle Nehri’nin önemli bir bölümü nehir statüsü dışında bırakıldı. Bu da nehir üzerindeki tahribatlara neden olduğu belirtiliyor. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Diyarbakır Şubesi yönetimi,“Deniz, doğal ve suni göller ve akarsularda kıyı kenar çizgisinin tespiti,kıyıların kullanılması ve korunması ile kıyılarda doldurma ve kurutma yolu ile kazanılan alanlarda deniz ve göllerin kıyılarının devamı niteliğinde olan sahil şeritlerinde planlama ve uygulama esaslarının belirlenmesi amacıyla çıkarılan yönetmelikte ‘Dicle nehri; ana kolunun Bismil ilçesi ile Türkiye-Suriye-Irak sınırı arasındaki kesimi’ olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlama neticesinde Dicle Barajı ile Bismil İlçesi arasındaki kesim ile Dicle Nehrinin ana kolları olan Batman, Garzan, Botan Çaylarının ‘nehir kapsamı’ dışına alınmıştır. Böylece kıyılar korunmasız hale gelmiş, gelişigüzel yerleşim ve kullanıma açık hale gelmiştir. Bu tanımlama ivedi olarak düzeltilmeli ve bu kısımlar da nehir statüsüne alınmalıdır” uyarısında bulunuyor.

 

Kaynak: Sertaç KAYAR/ Yenigün Gazetesi

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

error: Bu yazıyı kopyalayamazsınız !!